top of page

Trafik Kazalarında "Araç İşletenin" (Ruhsat Sahibinin) Hukuki Sorumluluğu ve Kusursuz Sorumluluk İlkesi

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Ahmed Yasin ARAK
    Av. Ahmed Yasin ARAK
  • 1 Tem
  • 2 dakikada okunur

Yazarlar: Av. Ahmed Yasin ARAK & Av. Nagehan ARAK

Kurum: ARAK Hukuk Bürosu

Öz

Bu çalışmada, bir trafik kazasında kazayı bizzat yapan sürücü olmamasına rağmen, aracın sahibi (ruhsat sahibi) veya ekonomik olarak aracı kontrol eden kişinin sorumluluğu incelenmiştir. KTK m. 85 çerçevesinde düzenlenen "Araç İşletenin Tehlike Sorumluluğu" kavramı ve bu sorumluluktan kurtulma şartları analiz edilmiştir.

1. Giriş

Geleneksel sorumluluk hukukunda temel ilke, bir kişinin yalnızca kendi kusurlu eylemlerinden sorumlu olmasıdır. Ancak motorlu araçların toplum hayatına girmesiyle birlikte, bu araçların doğası gereği taşıdığı yüksek tehlike potansiyeli, kanun koyucuları daha katı koruma tedbirleri almaya itmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, modern hukukun en tipik kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan "Tehlike Sorumluluğu" ilkesini benimsemiştir. Buna göre, bir aracın kazaya karışması halinde, kazada hiçbir şahsi kusuru bulunmasa dahi o aracın "işleteni", doğan zararlardan hukuken sorumlu tutulmaktadır.

2. Araç İşleten Kimdir? Ruhsat Sahibinin Konumu

KTK m. 3 uyarınca işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satıştaki alıcı veya aracı uzun süreli kiralama (leasing, uzun dönem kiralama), ödünç alma gibi hallerde aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten kişidir.

Kanun, aksi ispat edilene kadar trafik sicilinde (ruhsatında) adı yazılı olan kişiyi işleten kabul eder (İşleten Karinesi). Dolayısıyla, aracınızı bir arkadaşınıza ödünç verdiğinizde veya noter satışı yapmaksızın "haricen" birine teslim ettiğinizde, o aracın karışacağı ölümlü, yaralanmalı veya maddi hasarlı kazalarda, sürücüyle birlikte siz de müştereken ve müteselsilen sorumlu olursunuz. Zarar görenler, tazminatın tamamını doğrudan ruhsat sahibinden tahsil etme hakkına sahiptir.

3. İşletenin Sorumluluktan Kurtulma Şartları

Kusursuz sorumluluk türü olan tehlike sorumluluğu çok ağır bir yükümlülük olsa da, kanun koyucu işletene belirli durumlarda sorumluluktan kurtulma imkanı tanımıştır. KTK m. 86/1 uyarınca, işleten veya araç sahibi şu şartları ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir:

  • Kazanın, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin (sürücünün) hiçbir kusuru olmaksızın, mücbir sebepten (deprem, sel vb.) kaynaklandığını,

  • Kazanın, zarar görenin (örneğin kırmızı ışıkta aniden yola atlayan yayanın) ağır kusurundan doğduğunu,

  • Kazanın, üçüncü bir kişinin göz ardı edilemeyecek ağır kusurundan meydana geldiğini ispat etmek zorundadır.

Ayrıca aracın çalınması veya gasp edilmesi halinde, işletenin aracı koruma yükümlülüğünde bir kusuru yoksa (örneğin anahtarı üzerinde bırakıp gitmemişse), çalınma anından sonra meydana gelen kazalardan sorumlu tutulamaz.

4. Sonuç

Araç işletenin sorumluluğu, trafikteki mağdurların tazminatsız kalmasını önleyen kamusal bir güvencedir. Ruhsat sahiplerinin, araçlarını teslim ettikleri kişilerin ehliyet ve liyakat durumlarına dikkat etmesi, uzun süreli kiralamalarda sözleşmesel altyapıyı doğru kurması ve noter satışı olmaksızın araç devretmemesi, bu ağır kusursuz sorumluluk riskinin yönetilmesi açısından hayati bir zorunluluktur.

Kaynakça

  • 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (Madde 3, 85, 86).

  • Eren, Fikret, "Sorumluluk Hukuku Esasları", Yetkin Yayınları.

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun İşleten Sıfatının Belirlenmesine İlişkin Kararları.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page